RTE'NİN KONUŞMALARIYLA İLGİLİ RTÜK'E BAŞVURU

05.05.2015

RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU BAŞKANLIĞI'NA

Konu:  Bilgi Edinme İsteği 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 02/05/2015 tarihinde Batman’da ve Diyarbakır’da ve 04/05/2015 tarihinde Siirt’te Hükümetin toplu açılış törenlerine katılım gerekçesi altında yaptığı konuşmalarda, yaklaşan genel seçimlere yönelik olarak tamamen taraflı siyasi konuşmalar yapmakta, dini istismar etmekte ve hedefine açık bir şekilde muhalefet partilerini alarak onların genel başkanlarıyla polemiğe girmektedir. Anayasa'nın 101, 103 ve 104. maddeleri gereğince tarafsızlığını koruması gereken ve bu bağlamda herhangi bir siyasi parti lehine hareket etmemesi/görüş bildirmemesi gereken Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan, katıldığı programlarda tarafsız olmadığını açıklamakta ve işaret ettiği iktidar partisi lehine 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde oy istemektedir.

            Bu hususla ilgili olarak;

1- 6112 sayılı  Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30'uncu maddesinde "(1) Seçimlerle ilgili olarak seçim dönemlerinde yapılan yayınlara ilişkin usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulu tarafından düzenlenir"; (2) "Üst Kurul, medya hizmet sağlayıcılarının seçim dönemlerindeki yayınlarını Yüksek Seçim Kurulunun kararları doğrultusunda izler, denetler ve değerlendirir" ve "(3) 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 149/A maddesinde düzenlenen hükümler, Yüksek Seçim Kurulu kararlarını müteakip Üst Kurulca yerine getirilir” hükümleri bulunduğuna göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 02/05/2015 tarihinde Batman’da ve Diyarbakır’da ve 04/05/2015 tarihinde Siirt’te toplu açılışlar vesilesiyle yaptığı konuşmalarda Anayasa'nın 101, 103 ve 104. maddelerini açıkça ihlal ederek AKP icraatlarını savunan, muhalefet partilerini karalayan taraflı ifadelerine yer veren yayın kuruluşlarının yayınlarının YSK kararları kapsamında incelenmesi ve konunun Üst Kurul gündemine getirilmesi hususunda gereğini yapmayı planlıyor musunuz?

2- Anayasa gereğince tarafsız olması gereken, ancak taraf olduğunu açıkça itiraf eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplu açılış törenlerindeki konuşmalarında seçmenden 400 milletvekili talep ederek açık bir şekilde AKP lehine çalışan ve başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere MHP, HDP ve diğer muhalefet partilerini açıkça eleştirerek bu partilere oy verilmemesini isteyen bir Cumhurbaşkanı figürünün, anayasal hukuk sistemini, Anayasanın 10. maddesinde tanımlanan "kanun önünde eşitlik" ilkesini, bu maddenin 5 inci fıkrasına göre "Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadırlar" hükmünü, haberleşme özgürlüğünü ve kamu vicdanını hiçe saymasını; yayın organlarının da Anayasa 133/3' göre "Devletçe, kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır" hükmünü açıkça ihlal etmesini görmemenin, bir anayasal görevi yerine getirmemek ve bir Anayasal suça iştirak etmek olacağını Üst Kurul'un dikkate alara bu konuda bir karar almayı gündemine alması düşünülmekte midir?

 Yüksek Seçim Kurulu'nun 10 Mart 2015 tarihinden geçerli olmak üzere yayınlanan, radyo ve televizyon kuruluşlarının seçim döneminde uymak zorunda oldukları kuralları düzenleyen 04/03/2015 tarihli ve 290 ve 291 sayılı kararlarınızın gereğini yapmayı gündeminize almayacak mısınız?

4- Yüksek Seçim Kurulu'nun 04/03/2015 tarih ve 2015/291 sayılı kararında ayrıca 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun "Dini ve dince kutsal sayılan şeyleri istismar yasağı" başlıklı 87. maddesine atıf yapılarak ilgili madde hatırlatılmaktadır. 87. maddeye göre: "Siyasi partiler, Devletin sosyal ve ekonomik veya siyasi veya hukuki temel düzenini, kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla veya siyasi amaçla veya siyasi menfaat temin ve tesis eylemek maksadıyla dini veya dini hissiyatı veya dince mukaddes tanınan şeyleri alet ederek her ne surette olursa olsun propaganda yapamaz, istismar edemez veya kötüye kullanamazlar". Siyasi taraf olan siyasi partiler için getirilen bu "dini ve dince kutsal sayılan şeyleri istismar yasağı", tarafsızlığı Anayasal kısıtlara bağlanmış ve bir yürütme organı olarak "Devletin başıdır" diye tanımlanmış Cumhurbaşkanını haydi haydi bağlayacağı açıktır. Buna rağmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Anayasa'nın 10, 101, 103 ve 104 üncü maddelerini ihlal ederek gene bir AKP temsilcisi gibi konuştuğu Batman ve Siirt tören-mitinglerinde Kuran'ı kürsüden seçim propagandası malzemesi olarak kullanması, Kürtçe Kuran imgesini kullanarak HDP'nin baraj altında kalması ve böylece iktidar partisinin seçimlerde avantaj sağlaması için uğraştığı, bunu yaparken toplumu kutuplaştırmaktan çekinmediği dikkate alınarak, daha önceki kararınızı gözden geçirme zorunluluğu doğduğunu ve bunun hukuki sorumluluğunun Kurulunuzu da bağladığını düşünmüyor musunuz? Bu bağlamda Üst Kurul'un yeni bir gündemle toplanıp bu konuda zecrî tedbir alma gereği ortaya çıkmamış mıdır?

Cumhurbaşkanının, Milletvekili Genel seçimlerinin eşit koşullarda yapılmasını engelleyen, Anayasa'nın 104. maddesinde tanımlanmış görev ve yetkileriyle çelişen, Anayasa'nın 103. maddesine göre TBMM'de bizim önümüzde içtiği anda mutlak biçimde aykırı düşen, "dini ve dince kutsal sayılan şeyleri istismar yasağı"na karşı gelen, Anayasa'nın 101. maddesinde "Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir" hükmüne tam karşıtlık oluşturan Anayasa-dışı konumunun ve bunun meşrulaştırılmasına aracılık eden yayın kuruluşlarının yayınlarının YSK kararları kapsamında incelenmesi ve konunun Üst Kurul gündemine getirilip getirilmeyeceği konusunda 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu göre bu sorularım aracılığıyla toplumun bilgilendirilmesi için gereğini bilgilerinize sunarım.

 

 

 

Prof. Dr. Oğuz Oyan

CHP İzmir Milletvekili